• Peyykk

Sorgulama Üzerine

Hepimizin bildiği gibi insan ırkının en büyük vasfı düşünebilmesidir. Bizi eğer canlılardan ayırıp medeniyet doruğuna ulaştıran bu özelliğimizdir. Peki insan sorgulamazsa ne olur? Bu sorunun cevabını tarihte birçok örnek cevaplamıştır ve günümüzde de cevaplamaya devam etmektedir.


Sorgulama ve felsefe milattan önceki zamanlara kadar dayanır. Bu zamanlarda bile insanlar nereden geldiklerinde ve nereye gittiklerinde dair sorular sormaya başlamışlardır. İnsan, bu sorgulamayı yaptıkça bazı kişiler düşünceleriyle ön saflara çıkmış ve takipçiler toplamıştır. Yıllar sonra lise ders kitaplarının sıkıcı konularında bu insanlardan filozoflar olarak bahsedildi. Ancak konuyu dağıtmadan o döneme yeniden dönmek istiyorum. Filozoflar, takipçilerine öğrettiler göstermeye, onlara kendi fikirlerini açıklamaya ve kendi fikir ağaçlarını oluşturmaları için rehber olmaya çalıştılar. Bu topluluklara okul adı verildi.

Yalnız bu noktada şunu belirtmek isterim ki ; okul diyince aklınıza günümüzdeki okul fikri gelmesin. Burada bahsettiğimiz okul, bugünün aksine bir fikri veya fikir sistemini empoze etmeye ve bu çerçevede gerekirse salt doğruları bile büküp öğretmeye çalışan bir okul değil. Buradaki okul, insanlara sadece yol gösteren, onlara nasıl sorgulaması gerektiğini öğreten bir okul. Bu noktayı aydınlattığımıza göre devam edelim.


Döneminde her ünlü düşünür ve rehber gibi Pisagor'un da okulu ve öğrencileri vardı. Ancak girişteki "insanlar düşünmezse ne olur" sorumuzun cevabı ilk defa bu dönemde verilmek üzereydi. Pisagor matematiğe aşıktı. Bu yüzden Dünya'nın ve yıldızların tüm varyasyonlarını (hava olayları, yıldızların konumu, deprem, rüzgar vb.) matematikle ortaya çıkacağına inanıyordu. Pisagor'un öğrencileri anlatılarını dikkatle dinliyordu. Ancak zamanla Pisagor egosuna yenik düştü. Öğrencilerinden daha fazla şey bildiği için onların düşüncelerine saygı duymamaya başladı. Onlar düşünmeden onun öğretilerini öğrenmek zorundaydı. Nasıl düşünecekleri, nasıl tepki verecekleri, nasıl bir hayat yapacakları ve hatta nasıl işeyecekleri üzerine saçma düşünceler üretmeye başladı. Bu noktadan sonra takipçileri, artık öğrenci değil tarikat üyeleriydi ve dostlarım bu sorunuzun ilk cevabıdır. Öğrenciler sorgulamayı bırakınca hepsi birer Pisagor kopyası oldu. Oysa baştaki amaç bu değil. Her birinin birey olarak kendisini fark etmesini sağlamaktı.

Eğer insanlar sorgulamazsa ne olur sorumuzun ilk cevabı, düşünce yapısı ve karakter itibariyle birbirlerine benzer, kopya beyinli ve kopya mantıklı insanlar oluşur. Bu durum modern toplum için kabul edilemez bir durumdur. Ne kadar fazla fikir varsa ortadaki salt gerçek o kadar kapsamlı ve o kadar derin olur. Diğer yanıtları da başka yazılarımızda arayacağız.

56 görüntüleme1 yorum