Kar Kokusu - Ahmet Ümit

Merhabalar sevgili dostlar. Geçenlerde okumayı bitirdiğim Ahmet Ümit'in Kar Kokusu adlı romanı ile alakalı fikirlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Henüz tadı damağımdayken ve düşüncelerim zamanın rüzgarında savrulmadan bu yazıyı yazmak daha sağlıklı olacaktır.


Üslup


Kitabın okuması gayet rahattı. Zaten Ahmet Ümit, sözcüklerin dansını iyi senkronize eden sayılı yazarlarımızdan birisi. Bu eserde de, beni sıkmadan, gereksiz ayrıntılar içerisinde boğmadan; anlatılması gerekenleri biraz süsleyerek aktarmış.


Ancak olay anlatımından kaynaklı olarak kitap içerisindeki ritmin birazcık şaştığını söylemek mümkün. Şöyle ki; kitapta anlatılan olay kimi kısımlarda sizde merak uyandırıp bir solukta akarken, kimi kısımlarda o kadar ağır ilerliyor ki istemsiz olarak kelimeleri atlarken buluyorsunuz kendinizi. Elbette bir eserde baştan sona aynı ritmi yakalamak zordur. Sabit bir çizgi içerisinde ilerlemek değil burada kastım. Yani bir eser nasıl başladıysa öyle devam etmeli ve öyle bitmelidir demiyorum farkındaysanız. Benim bahsettiğim olgu ritim. Nasıl ki bir ses dalgasının frekansı bazı anlarda inip bazı anlarda yükselmesini bir harmoni içerisinde yapıyorsa, bir eserde öyle olmalıdır. Bu konuda eserimiz bu ritmi kaçırmış. Kendinizi bir harmoni içerisinde değil de bir curcunanın ortasındaymış gibi hissetmeye başlıyorsunuz.


Konu


Romanın ele aldığı konuyu, hikayeyi çok paylaşmadan vermeye çalışacağım. Tabi söz konusu Ahmet Ümit olunca ilk akla gelen, polisiye eselerdir. Bu eserde de bir cinayet üzerine kurulu olay örgüsünün ağları, darbe sonrası Türkiye ve dünyadaki komünist hareketi anlatıyor. Eserin ilk dezavantajı burada aslında. Bir siyasi fikir üzerinden güzelleme yapılarak bir hikaye anlatma çabasına girişmek.


Komünizme aleyhtarlık yapmak gibi bir niyetim yok. Ancak bizim ülkemizde insanlar, futbol takımı tutarcasına körü körüne bir fanatizmle siyasi görüşlere (aslında daha çok siyasi partilere) bağlıyken, bu tarz eserlerde anlatılan olay gölgelenip önyargı mızraklarının hedefi oluyor. Bu yüzden bu cesaret dolu hareketi için tebrik etmek isterim yazarı. Ancak ne yalan söyleyeyim, sadece bir kesimin anlatılması ve bu kesime dahil olan bireylerin hepsinin üç aşağı beş yukarı aynı karakterlere sahip olması romanın biraz tekdüzeleşmesine de hizmet etmiş.


Olay bakımından değinmem gereken bir diğer konu ise yazar, eserin başında ölen karakterle duygusal bir bağ kurmamıza ve hatta onu tanımamıza bile izin vermeden öldürüyor. Bu sebeple bu cinayet üzerine gelişen tüm olaylara ilgimi canlı tutmayı başaramadı roman. Cinayetten sonra bunun ne büyük bir trajedi olduğu ile ilgili bir kaç yas bölümü olsa da bu bölümler bana yas tutmam gerektiğini hissettirmedi. Çünkü ben karaktere alışmadım, onu tanıyamadım, onunla duygusal bir bağ kuramadım. Bu yüzden akabinde yaşanan olaylar bana sadece gizemli geldi.


Şunu da eklemem gerekiyor ki, olaylar arasında çok fazla kopukluklar vardı. Mesela bir cinayet soruşturması romanının içerisindeyken bir anda alakasız bir aşk hikayeciğinin içerisine sürüklenebiliyorsunuz. Yazar, bitabii karakterlerin aslında anlatılanlardan çok daha fazlası olduğunu, geçmişlerini, hislerini, bugünlerini de anlatmak istemiş. Ama bunu daha olayla bağlarını koparmadan ve konuyu dağıtmadan da verebilirdi. Örneğin biz o aşk sekansını, sorgu esnasında cinayetle bağlantılı bir olay olarak geriye dönüş olarak öğrenebilirdik. Diğer türlü okuyucunun dikkati ve ilgisi dağılıyor.


Genel Olarak


Roman genel olarak ilgi çekici bir konu üzerine kurulu. Siyasi bir cinayet konusu üzerine kurulu bu romanı bir vanilyalı pastaya benzetiyorum aslında. Dili oldukça sade, ama tıpkı vanilyalı pastanın üzerindeki ufak şekerlemeler gibi süslemeyi abartmadan ve tadında yapmayı da ihmal etmiyor yazarımız. Ancak konunun yer yer çok dağılması, romanın bir türlü ritmini tutturamaması, bizi hikayeden hikayeye sürüklediği için hiçbir karakterle tam olarak bağ kuramamamız nedeniyle bir süre sonra sıkmaya başlıyor açıkcası. Hayatımda en zor okuduğum romanlardan birisiydi.

15 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör